1 Şubat 2016 Pazartesi

“Yaman bir milletiz; Rusları ve Rusları sevmeyenleri aynı derinlikte anlarız; ama, belli etmeyiz. Bizim gösterişe ihtiyacımız yoktur. Yaptıkları eserleri karşılarına koyup, bununla boş bir gurura kapılmak Evropalıların işidir. Durmadan, varlıklarını duymak için, olur olmaz yerde, good morning, bon soir derler birbirlerine. Bizde de birtakım insanlar bunu tutturmuş. Bugünlerde de ‘iyi günler’ diye bir söz çıkmış. Herkes birbirine iyi günler deyip duruyor. ‘Bonjour’un tercümesiymiş.” Kendi sözlerine, herkesten önce, kendisi gür bir kahkaha atmıştı: nerede başlayıp nerede biteceği hiç belli olmayan sözlerine, Nermin’in ve alay ettiği Avrupalıların hiçbir zaman anlayamayacaklarını düşündüğü bir duyguyla gülmüştü. 

Hiç yorum yok: