27 Haziran 2014 Cuma



Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce bunu yaparlar. Sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için. Çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.


Alper Canıgüz


İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..




Ali Lidar


Kahkahası bol olan insanların yüzüne iyi bak doktor, onların gözleri mezar taşı gibidir.


Leyla ile Mecnun


Beklerken bir kaç saat geçti. Yanımdan üç beş otobüs, beş on kedi, yirmi otuz insan geçti. Parkın üzerinden siyahın bir sürü tonu geçti. Sıkılıp eve döndüm, kumanadaya gitti elim, ekrandan peş peşe programlar geçti. Önümden elinde çay bardağıyla annem geçti. Uzaktan trenler geçti. İçimden kısık sesle söylenen şarkılar geçti. Hatta bir ara içim geçti. Beklerken bir sürü şey geçti, zaman bir türlü geçmedi..


Ali Lidar


“Bazı günler güzel biter.

Bir kadın elindeki şiir kitabına dokunur. Şiiri seven her kadın, kitabı neredeyse dokunarak okur.”




—Ah Muhsin Ünlü


Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: "N'apalım, kısmet değilmiş.."


Sabahattin Ali
Yirmi yıl önce, dünyayı değiştirebileceğimi zannederdim. On yıl önce dünyanın buna değmeyeceğine, çevremi ve kendimi değiştirmemin yeterli olacağına inandım. Bir kaç yıl önce de iyice hedef küçültüp, sadece kendimi değiştirebilmek için harcamaya başladım bütün enerjimi.. Şimdi ise çoraplarımı değiştirmeye bile üşeniyorum. Bok yesin her şey değişir diyen filozof. Ne dünya, ne insanlar, ne çekilen acılar değişiyor. Sadece rüya görüyor ve umutsuzca uyanacağımız anı bekliyoruz.. Bir meyhane sandalyesi ya da onkoloji kliniği ya da rahat ev yatağı, ne fark eder? O kadar uzak ki aslında herkes herkese, yan yana olsak bile dokunamıyoruz birbirimize.




Ali Lidar

15 Haziran 2014 Pazar



"İçim güvercinleri okşamış gibi rahat, sen yanımdayken ister istemez…"


– Turgut Uyar

8 Haziran 2014 Pazar






"Umutlar her zaman bâkidir ama,
zaman kısa,
ben yorgunum,
yol uzun.."


– Abdurrahim Karakoç
Bizim senle hukukumuz var. Avukatımız var. Suçumuz var.
İç yüzümüzü ifşa eden ihanetlerimiz, birbirimizi kolayca harcamanın lüksü, bu lükse sığan baş önde boş boş oturuşlarımız var.
"
– Küçük İskender
"Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyaların bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana her şey isyan etmelidir. eşya bile… Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan… Zavallı mürahik… Nüzhet bana yalan söyledi."
– Peyami Safa