10 Eylül 2013 Salı

"birini terk etmek teorik olarak imkânsızdır," derdi.
"onu terk ettim diyelim, peki hatıraları nasıl terk edeceğim? o tonlarca hatırayı zihnimde değil de sırtımda taşıyacakmışım gibi hissediyorum."
o akşam oturduğumuz yerden ayrılırken de dönüp arkasına bakmıştı hüzünle.
"geçmişi unutmak istiyorsan geleceğe de gözlerini kapatman gerekir salih," demiştim o zaman.
"bu cümle senin mi?" diye sormuştu.
"benim hiçbir şeyim yok salih. uykum bile."
"bak bu laf güzelmiş."
"bu laf da benim değil, memet baydur'un."

Hiç yorum yok: