14 Eylül 2013 Cumartesi

Babam parkinsonun son evresinde ve artık yatağa bağımlıydı.Annem babamın yanında namazını kılarken bir ara babamın sesinin çıkmadığını farkeder: ''Selam verdim...Mevlüt Mevlüt dedim cevap vermedi.Yanına vardım .Ellerini tuttum soğuktu.Olsun dedim her zaman soğuk olur zaten....Ama ağzını yummuş .Nefes de yok.O zaman anladım .Sonra senin mantı yediğin aklıma geldi .Bakıcı kızı çağırdım kapıdan .Abine haber verme dedim .Mantısını yesin sonra söylersiniz.O baba delisidir ,koşar gelir yemeği yarım kalır....

Oğlu sevdiği yemeği bitirsin diye ölüsünün yanında sessizce bekleyen annenin hikayesini anlattığınızda bir arkadaşınıza onun hiç tepki vermeden ağladığını görmüşseniz ya da bugünlerde ağzınıza götürdüğünüz her lokma boğazınızdan bir türlü geçmiyor ve yutkunuyorsanız sürekli ve oğullarını birer birer toprağa veren annelerin ülkesinde kendi oğlunuzu koklamaktan hicap duymaya başlamışsanız eğer birbirinizin hayatlarını da fark etmeye başlamışsınız demektir...Bu da iyi bişeydir...Şimdilik.....
Peri Gazozu

Hiç yorum yok: