24 Aralık 2016 Cumartesi



Akdeniz Salgını / Edip Cansever

halikarnas balıkçısı'na

I
Öyle bir alaşımdır ki seninle deniz

Bir açık deniz

Bakınca hiçbir şey göremediğin

Gözlerini duyduğun yalnız




Sözlerin var, dudak izlerin yok sözlerinde.







II
Denedin ki oralarda zaman olmayı

Şimdi bir Akdeniz salgınısın sen

Sonsuz bir otobüs yolcusu gibi, tam öyle gibi

Her gün kırmızı bir bilet düşürürsün dişlerinden




Ki senin bir yerin olmadı hiç, olmayarak soldu

Diri bir sabahın eylülüsün birden

Sonra bir solgunluğun yeniden solgunluğu

Tırnakların dibine batar durup dururken

Acılardan bir acının geri tepmesidir

Sızar yüreğinden sevinç olarak

Yani eylülden




Acımaktan bir zamansın ki bazan susarsın

Çocuklar büyükler gibi konuşur sefaletten.







III
Omurgasını kırmış bir balık yatar

Seninle denizin üstünde

Öpülmüş bir dudak gibi




Derinlerden derinlerdedir yüreğinse

Okşar gizli gizli deniz kızlarını

Dondurulmuş güneşlerin içinde

Öpmezsin, dudaklarını duyarsın yalnız.







IV
Sonra sonra yapıştırılmış pullar gibisin, öylesin

Üstü uçaklı zarflara

Ve alanlara tutturulmuş, çiçek sepetlerinin

Kenarındakikartlara

Bir gider bir gelirsin, gider gelirsin

Hızlı bir park akışından anısal bir yığıntıya




Sayısız parmağın var, bir parmağın daha mavi

Vurursun vurursun kapılara onunla

Kapılar açıldı mı, avlular güne çarptı mı

Boşalan bir güğümsündür her umutsuzluğa.







V
İki yaprak yerde konuşur ya, o zaman

Tam o zaman bir sonbahar düğümü

Yani bir gülüşün bir çay kaşığının sıradan ölümsüzlüğü

Seni sürekli kılan

Tam o zaman

Bir limonluk hüznün olsun kal orda

Her gün kendi kendinin oğlusun

Bir nesne buluyorsun yerde, mutluluktur senin için

Denizken üzerine atılan ağaç kökleri gibi

Soyulmuş elma kabukları gibi

Boş şişeler, çürümüş hayvan iskeletleri gibi




Kekikler yemlikler arıyordun, kayalardan

Yokluğa doğru yükselerek

Çorbanı karmak için

Ama görmedik bir kaşık içtiğini bugüne dek

Olsa olsa ateşini yakıyordun yalnızlığın




Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız

Yeni bir dil olacak yarın.







VI
Uğurladık bir sabah seni

Söz vermiştin geri döneceğine

Anladık bakınca aldandığımızı

Gerilerde küçük

Kıyılara doğru büyüyen ayak izlerine




Ötelerde, ama çok ötelerde

Kocaman bir gözyaşıydın ey usta deniz

Konuşuyordun, sözlerini bulamıyordun yalnız.

Hiç yorum yok: