6 Mayıs 2015 Çarşamba

Şimdi anlıyorum doktor.Demek ki doğudan alınan parçalarım batıya isyan ediyor,bu yüzden İngilizleri sevmediğim anlar oluyor.Kalbim bu çelişkiye dayanamıyor.Güm güm güm doktor.

Ben konuşurken kaçanlar oldu,bana roman yaz diyenler oldu,hayatım roman olduğu için yazmıyorum,onu ben yaşarken okuyun...

Bilge sıkıntıyla gülümsedi; zaten güç durumdayım beni yorma demek istiyordu.Hikmet gözlerin dili gene sahneye çıktı demek diye kızdı  içinden.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Konuşurken başını dik tutabildiği halde ,yaşantılarını savunamayacak kadar güçsüz hissediyordu kendini.Oysa yaşantılarıyla yaranmak istiyordu insanlara.İşte ben diyordu bir kadın buldum-hayır kız-yani dul kadın değil...
Hikmet resmen evlenme teklifinde bulunmuştu.Sevgi de bu teklifi gözleriyle kabul etmişti.İkisi de daha önce toplumun bir kenarına itilmişti.İkisi de küçümsenmişti.Herkesi yargılayan ve kimseyi beğenmeyen Sevgi'ye şimdiye kadar kimse sahip çıkan olmamıştır.Herkese akıl öğreten Hikmet ,bir türlü üniversiteyi bitirememişti.Üstelik durup dururken babasının evinden çıkmış, küçük ve fakir bir odaya yerleşmişti.
Zamanından önce öksüz kalmanın da boşanmak ve evini terk etmek ve başka birine aşık olmak gibi yersiz  bir durum olduğu belliydi.Toplum içinde yer alabilmek için ,her zaman tam kadro ile bulunmak gerekiyordu.Anne , baba, hatta kardeşler ve hatta minumum sayıda akrabalar.(Teyze ,dayı,hala,amca,yeğenler  vb)
Sıkıntım da benimle birlikte ihtiyarlıyor diyordu.Eskiden oldukça canlı ve neşeli bir sıkıntıydı; şimdi benim gibi aksi çekilmez ve gittikçe hiç bir şeyi beğenmez oldu.

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...