8 Mayıs 2007 Salı

Hareketlerimi parçalara bölmeliyim..

Birdenbire kendimi bakkalda düşünemeyeceğim; önce gömleğime, pantolonuma uzandığımı ya da uzanabileceğimi düşünmeliyim. Hareketimi parçalara bölmeliyim. Bilge'yi düşündüğün zaman bu yüksek metafizik dalgaya geliyor, ne haber? Hiç beğenmedim! Dalga ve metafizik ve ne haber hiç de iyi gitmiyor birlikte; çünkü öyle iyi olmuyor albayım. İşte insanlar böyle albayım: Kimi metafizik der, kimi de ne haber? Sonra da gidip aynı bakkaldan alışveriş ederler. Bazı şeyleri hiç bir zaman tam olarak anlayamayacağım. Bununla birlikte, bakkal kelimesini düşünmek için henüz erken; böyle acele bir kavram, giyinme hareketini bozguna uğratabilir. Acele etme. Her hareket için, gerekli en az zamandan yüzde yirmi fazlasını ayırırsan hata yapmazsın. Gömlek, pantalon, çorap, ayakkabı. Önce çorap. Hayır olmadı. Önce pijamalar çıkarılacaktı. Çünkü neden? Çünkü pijamalarını çıkarmadan çorabını giymeye başlayan bir insan, kendini giyinme eyleminin içinde bulduğu için, pijamalarını çıkarınca onları katlamadan yatağın üstüne fırlatır. Bunun zararı nedir? Bunun zararı şudur: Bakkaldan dönünce katlanmamış pijamalarla karşılaşan yalnız insan, istemeden bir geriye dönüş yapar ve bu arada hiç yaşamadığını düşünür. İşte mantık ve ruhbilim böyle birleştirilir albayım. Ah yalnızlık albayım!

Hiç yorum yok:

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...