7 Mayıs 2007 Pazartesi

Oyunlarla Yaşayanlar


ey zavallı milletim dinle!
Şu anda, hepimiz burada seni kurtarmak icin toplanmış bulunuyoruz. Çünkü  ey milletim, senin hakkında, az gelismistir, geri kalmistır gibi söylentiler dolasıyor. Ey sevgili milletim! Neden böyle yapıyorsun? Neden az gelisiyorsun? Nicin bizden geri kalıyorsun. Bizler bu kadar cok gelisirken geri kaldıgın icin hic utanmıyor musun? Hic düsünmüyor musun ki, sen neden geri kalıyorsun diye durmadan düsünmek yüzünden, biz de istedigimiz kadar ilerleyemiyoruz. Bu milletin hali ne olacak diye hayatı kendimize zehir ediyoruz. Fakir fukaranın hayatını anlatan zengin yazarlarımıza gece kuluplerinde ictikleri viskileri zehir oluyor. Zengin takımının hayatını gözlerimizin önüne sermaye calısan meteliksiz yazarlarımız da aslında şu fakir milleti düsündükleri icin, kücük meyhanelerinde agız tadıyla icemiyorlar. Ey su fakir milletim!Aslında seni anlatmıyoruz. Sefil ruhlarımızın korkak karanlıgını anlatıyoruz. İste onun icin sana yanasamıyoruz. Senin yanında bir sığıntı  gibi yasıyoruz. Peki hic utanmıyor muyuz? Hic utanmıyoruz."

Hiç yorum yok:

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...