31 Mayıs 2015 Pazar



“Yani galiba seviyordum, sanırım sevmek böyle bir şeydi. Hiç yanımdan gitmesin istemekti. Yanımdan gitmesin, gündüz de gece de benimle dursun, başka odada uyumasındansa gelsin benimle balkonda başlı-kıçlı yatsın gerekirse, benimle simit satmaya, mahalle maçına, okula, denize de gelsin. Ekmeği, babamın sigarasını birlikte alalım, birlikte büyüyelim, okulumuzu bitirip evlenelim, el ele tutuşalım, annesi de iyileşsin, bayramlarda hem onun annesini hem benimkini ziyaret edelim. Ben askere gittiğimde bile o her hafta sonu beni görmeye gelsin. Onunla aile olalım, "Araba aldık çok borcumuz var," diyelim, "Çocuk ne zaman çocuk?" desinler, biz utanalım. Ama hiç ayrılmayalım.”

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde....
Ziyan aklımı senle bozmuşum...
Tabiatla da iyi geçinmesini bilemedim.Gene de anlayışla kabul eder beni belki.Galsworthy'nin hikayesindeki gibi , elma ağacının altına da gömmezler ki insanı...

10 Mayıs 2015 Pazar

Yaşı kaç olursa olsun bütün kadınların ağlamasında insanın kendi annesinin ağlayışını hatırlatan bir şey var, canından can yolar adamın. 
Mahir Ünsal Eriş

8 Mayıs 2015 Cuma

Sen gideli neler oldu bak diyerek herşeyi bir çırpıda anlatmayalım.Bu sağlık bozucu davranıştan kaçınalım.Hemen birbirimizi eskitmeyelim.Dur ıslanmışsın sana kuru birşeyler vereyim deme.Hürriyetime düşkünüm biliyorsun.Nasıl olsa kururum.
Asıl oyun başlıyor albayım.Anladık anladık dedi albay.
(Hikmet I 'in cenaze ve Hikmet II 'nin evlenme töreni hazırlıkları.Gerekli hava: Kayınpeder ,terzi,Sevgi,kaynana, bana,anne,davetliler,Dumrul ,nikah memuru tanıdıkları vb. kişiler.Söylenmemiş bazı sözlerin yarattığı korku,ölen kişilerin ölümlerinden kesin sonuç alınmadan girişilen yarattığı kabuslar v.d korkular. v.d borçlar .Süre aşımının heyecanla beklenişi ,bu arada yeni taahhütler ,yeni Ülkedeki büyük Fransız İhtilalinin son hazırlıkları ,verilmiş olan sözlerin vadelerinin gelişi borçlar,iflas )
(Ülkede bir düzlük.Gece .Bir ev kesiti .Masa .Dumrul ve arkadaşları iskambil oynarlar)
Dumrul:(Sigara içer,terlemez)
Bana kalırsa acela etti:ölüm ilmühaberini almadan böyle bir işe girişmemeliydi.(Bir kağıt atar)
Nazmi:Kızın da pek güzel olmadığını söylüyorlar.(Dumrul'un attığı kağıdı alır)
Fikret:(Kırmızı yuvarlak bir fiş sürer)Hiç ümit yok mu diyorsunuz?
Behçet:Pas(Kağıtların önüne bırakır)
Nazmi: Bana biraz anlatmıştı.
(Sahne kararı.Aydınlana küçük bir köşede Hikmet II görünür)
Hikmet II:Ah ne olur söylemese(Ellerini yukarı kaldırır)
Tanrım benim adıma onun ne sözler verdiğini bilmiyorum ki.Hepsine birden nasıl yetişeyim?Bu gece çocuklar kumar oynuyorlar ve muhakkak benden bahsediyorlar.Onun öldüğünü ve verdiği sözleri tutmayacağımı... mirası reddettiğimi nasıl anlatsam.(Boşluğu tekmeler)Beni mahvettin alçak !
(Hikmet II kararır.Kumarcılar aydınlanır)

7 Mayıs 2015 Perşembe

Yetmiş yaşından sonra ,güneşli ülkemizi görmek büyük şehrimizin sıcak rüzgarına dişsiz ağzıyla gülümsemek ve buruşuk suratını ,gezdirildiği kazık marka otobüsün camında seyretmek imkanını bulan yabancı bir turistin heyecanı içindeyim.Hepimiz artık bir araya geldik doktor.Birçok seçkin insanla birlikte bulunuyoruz.Bizi bir araya getirmekle hata ettiler doktor.Herkesin canına okuyacağız.Yabancılardan geri kalmışlığımızın acısını çıkaracağız.

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...