26 Haziran 2008 Perşembe


Lavoisier Kanunu var: Hiçbirşey yok olamaz durup dururken .Kanun adamdan hesap sorar; nereye gitti diye...
Başka kanunlarda var diyorlar.Lavoisier Kanununda toplam ağırlık sabit kalırmış.Peki Selimlik? Onu nasıl tartacaksınız?Neden kimse üzerine almıyor bu güzelliği...O halde haksızsınız....
''Sen efendisin .İcap etmez sana '' dedi.Neden icap etmesin ? İsa da öyle yapmadı mı ?Havarilerinin ayaklarını yıkamadı mı ? Sen kim oluyorsun Turgut İsa'nın yanında.Selim duysaydı bu benzetmeyi, hamiyyetten gözleri yaşarırdı...

5 Haziran 2008 Perşembe

Ben de kötü ihtimalleri düşünmekten hassaslaştım.Fakat sağlığımı da duyarlığıma borçluyum.Çünkü insanın düşünceleri gerçekleşmez.Kötü şeyler düşünürsen kötü şeyler gerçekleşmez.Korktuğun her olaydan, başına gelmesinden ürktüğün her kötü raslantıdan kaçınmak için onu ayrıntılarıyla düşünürsün hemen.Ayrıntılarıyla düşünmek şart.Yoksa bir noktayı bile düşünmeyi unutsan o nokta başına gelir.Yalnız yaşayanlar her şeyi hesaba katmak zorundadır.Başka türlü korunamazlar.Başka türlü yaşayamazlar.Allahım neler düşünüyorum.Düşün oğlum Hikmet .Düşün ki bunlar başına gelmesin ha-ha..İyi şeyleri düşünmekten kaçın sadece.Onlar başına gelsin.Mesele bu kadar basit işte.Daha önce bunu neden akıl edemedim.Peki insan düşüncesini durduramazsa ne olacak?Hiç durmadan kötü olayları düşün ;iyi olayları düşünecek vaktin kalmasın.Bunu da kimseye söyleme,büyüsü bozulur sonra....

3 Haziran 2008 Salı

Öyle sözler ediyorum ki ,ne ağlanır ne gülünür bunlara değil mi ? Bazı zamanlar insanları güldürürdüm .Ne yapalım ?Komedi aktörleri bile sonunda duygulu filmlerde oynamaya özenmiyorlar mı? Ben de kalabalık yerlerde ağlayan sarhoşlara döndüm .İnsan böylelerini görünce meyhane kapısını vurduğu gibi çıkar gider.

Nasıl olsa yine bir gün
Döneriz bu yollardan geri
Senin bir elinde mendil
ötekinde kuş sesleri...

22 Mayıs 2008 Perşembe

''Karım düşündüğü için ev işlerini ben görüyordum albayım.Çok düşünceli kadındı ;durmadan düşünürdü.''Kaldır tabakları tencereleri Nurhayat Hanım :Suları süzülmüştür.Burada hiç olmazsa iş bölümü var ; evliyken o işi de ben yapardım.''Ev işlerini karım görseydi sonumuz böyle olmazdı albayım''.''Saçmalama Hikmet.Bu saçmalarınla kadını da baştan çıkarmışındır''.Hikmet başını salladı.''Bana kalsaydı bugün de aşkımızın mutfağında bulaşık yıkıyordum.''Albay köpürdü.''Bütün bu facia neden meydana geldi o halde ?Kim yarattı bu hazin neticeyi ?''.İçimdeki şeytan ,albayım.Tıpkı sizin....''.Hüsamettin Beye sözünü kesmesi için zaman bıraktı.''Beni karıştırmadan rahat edemezsin.Her meselende mutlaka işin içine birini sokmadan ,kabahatini paylaşmadan duramazsın.Bana kalırsa ,karına hemen dön;altı maddelik muhtıra ver ona.Bir: Artık bulaşıkları yıkamayacağım.İki: Pazar günleri Selim amcanlara gitmeyeceğiz.Üç :Ne kazanırsam onunla iktifa edeceğiz.Göz ucuyla Hikmet'e baktı.''Devam edin albayım ''.Hüsamettin Bey devam etmedi.''O halde ben devam ediyorum...''

19 Mayıs 2008 Pazartesi


Sonu belirsiz bir kavgaya atılıyoruz Olric...Yanımda senden başka kimse yok elle tutulabilen.Öyle bir savaşa giriyorum ki Olric ,bizi İsa bile kurtaramaz....

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...