8 Ekim 2015 Perşembe

Hikmet ,bu yuva denilen şeyi anlaşılan beceremeyecekti.Bununla birlikte yeni evlilere oturmaya gittiler ve yerlere minderlere oturdular,ikram edilen çayları kucaklarında içtiler.

7 Ekim 2015 Çarşamba

Acele kararların uğursuzluğuna inanışı;ıstırap ,acı,sefalet gibi belirsiz duran ve insan acele etmedikçe orada sadece birer kelime olarak bekleyen kavramlara karşı ürkekliği; üşümek gibi vücudun kaçınamadığı felaketlerin belki de düşünceyle ilgili bir talihsizlik olduğunu hissetmesi onu tutuk ,bekleyici ve her dinlediği sözün üzerinde sanki uzun uzun düşünen bir insan yapmıştı.
Hepimiz ,büyük kaderlerin oyuncaklarıyız....

6 Ekim 2015 Salı

Sevgi babasından ciddiyeti ,annesinden de üşümesini aldı.Tüylü ve insanın bütün vücudunu saran büyük şalları ,vitrinlerde her zaman hayranlıkla seyretti.Babasından aynı zamanda belki de tereddüt ve hafif bir cimrilik aldığı için çoğu zaman sadece seyretmekle yetindi.
Sokağın başında indi.Köşede çiçekçi var.Peki , beni evde bulacağını nereden bildin de çiçek aldın?Yok canım, böyle şey sorulur mu?İnsan ,kendine eziyet olsun diye, böyle münasebetsiz sözleri düşünür ancak.
Neden gidiyorum gerçekten ?Bir kere yola çıktım,korkunun sonunu görelim bakalım.Bilge.Bu ne güzel elbise!(Yok deve!)Bir espri yaparım.(Aşkla oynanmaz) Aşkla oynarım....

2 Ekim 2015 Cuma

Yüzüne baktım Sevgi'nin ;göremedim.Yani ,şimdi göremiyorum.Yüzü nasıldı acaba?Hatırlamıyorum.Bilge'nin yüzü geliyor aklıma.

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...