12 Ocak 2009 Pazartesi

Tehlikeli Oyunlar

''Aslında itiraflara çok meraklıyımdır.'' diye konuştu hafif bir sesle.Bir de iç gevezeliğimi duysaydın aziz peder.Başım dönüyor. Nasıl dönüyor? diye sormuştu doktor. Başın duruyorda çevrendeki eşya mı hareket ediyor ? Yoksa sabit bir ortam içinde mi döndüğünü hissediyorsun? Felsefi bir soru. Odanın ortasında ,doktorla birlikte denemişlerdi:Önce eşya durdurularak Hikmet'in başı çevrildi; sonra da eşya...İkiside değil , demişti doktora. Utanmıştı. Bilim de dudak bükmüştü bu baş dönmesine....
Bilge ayağa kalktı: ''Sana bir şey ikram etmedim.'' İçki varmı? '' Ne istersin? Çay? Kahve? Meyva? '' Hayır istemem. '' Kahve'' dedi.''Şimdi geliyorum .'' Kapıya gitti hemen.Beni yalnız bırakma.Bıraktı.Ne bilsin?

10 Ocak 2009 Cumartesi

“Pazar günleri… Şimdilerde… Sokak aralarından geçerken… gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim… Evlerin pencere camları buharlaşmışsa… Odaların içine asılmış çamaşır görürsem… Bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayımlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek………. İsterim

9 Ocak 2009 Cuma

Bit Palas


"Korku ve kaygı ve kuruntu, 'her şeyin başka türlü olması ihtimalinin dehşeti'nden beslenir... Evham'a gelince, o, 'hiçbir şeyin başka türlü olmaması ihtimalinin dehşeti'nden beslenir."
"...birlikte kaçar, birlikte uçar, beraber yaşamaları beklenenlerin yanında tutunamayanlar. O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılan...En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Aynı şekilde zengin, aynı şekilde mesut olanların ortak paydaları sabun köpüğü gibidir, uçar. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran."
"Aşk iktidarı sever. Bu sebeptendir ki başkalarına ölümüne aşık olabiliriz ama bize ölümüne aşık olanları içten içe küçümser,öteleriz."

BİTTİ O SEVDA
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.
Bir koru rüzgârlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekik gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden
Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.

 Bakkala gidiyordum. Sevgi’yle benim bakkalıma mı? Yoksa bakkal Rıza’ya mı? Bakkallar da hep birbirlerine benzerler. Ne yapıyorsun? dedi Sev...